Şu anda Bodrum’un en güçlü simgelerinden birinin içindesiniz: Bodrum Kalesi.
Bu kale, 15. yüzyılda St. Jean Şövalyeleri tarafından inşa edilmiştir. Ama dikkat ederseniz, duvarlardaki taşların bir kısmı çok daha eski… Çünkü kalenin yapımında, yakınlardaki antik Halikarnassos yapılarından, hatta Mausoleion’dan getirilen taşlar kullanılmıştır. Yani bu yapı, antik dünyanın mirasını Orta Çağ’a taşıyan bir köprü gibidir.
Kale, sadece savunma amaçlı değil, aynı zamanda Ege Denizi’ndeki ticaret yollarını kontrol etmek için stratejik bir merkezdi. İçinde İngiliz, Fransız, Alman ve İtalyan kuleleri bulunur. Bu kuleler, kaleyi inşa eden farklı şövalye gruplarını temsil eder.
Bugün ise kale, dünyanın en önemli su altı arkeoloji müzelerinden birine ev sahipliği yapıyor. İçeride sergilenen batık gemiler, amphoralar ve antik eserler, Bodrum’un denizle olan binlerce yıllık ilişkisini gözler önüne serer.
Şimdi etrafınıza dikkatlice bakın… Bu duvarlar sadece taş değil; antik Halikarnassos’un, Orta Çağ şövalyelerinin ve denizcilerin hikâyelerini taşıyan sessiz tanıklardır.
Bodrum Kalesi, geçmişin katman katman üzerine inşa edildiği nadir yerlerden biridir.
15. yüzyılda Rodos (Aziz Yahya) Şövalyeleri kaleyi inşa ederken, yıkılmış Mozole'nin işlenmiş taş ve mermerlerini surlarda kullandı; 1494'te topa karşı takviyede yine mozole taşlarına başvuruldu. Sur ve kapı üstlerinde yaklaşık 250 şövalye arması (coat of arms) günümüze ulaşmıştır — duvarda tek tek aramak başlı başına bir oyun.


